yyn-TS.23 » Kitaplar - Süreli Yayınlar

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 18 Oca Çrş, 2012 22:29

GECE METROSU
Mehmet Akay
DORUK YAYINLARI

"Tarihin engin buruklaşmış denizinde kanlı postallarımla yürüyorum: Sonsuz varışları olan çölde. Her beden kir kokmuş iktidar etiketli elbiselerimi çıkarırım ve çıplak, çırılçıplak yürürüm."

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 18 Oca Çrş, 2012 22:31

FATİH-HARBİYE
Peyami Safa
ALKIM YAYINEVİ

Eğlenceli, danslı, şaşaalı zengin ve modern bir hayatın baştan çıkarıcı çekiciliği...
Sakin, mütevazı, denenmiş dostluklarla ve eski değerlerle donatılmış bir hayatın insanı saran huzuru...
Bu iki hayat tarzı arasında hafif bir baş dönmesiyle gelgitler yaşayan bir genç kız.
Yeni bir hayat biçimine doğru koşmak isterken kendi geçmişine ve sevgilerine ihanet ettiğini düşünmenin yarattığı tedirginlikler.
Bu toprağın musiki içinde güven ve sükunet vaat eden bir sevgiliye parıltılı bir şıklıkla kadınların başını döndüren zengin bir genç.
Peyami Safa, bu kitabında iki ayrı kültürün, iki ayrı hayat tarzının çatışmasını bir genç kızın ruhunda meydana gelen krizli çalkantılarla anlatıyor.
Genç bir kadının iç dünyasındaki kasılmaları, karasızlıkları, arzuları, çelişkileri incelikli bir kalemin ışığında yaşatan, kederle mutluluğun el ele yürüdüğü unutulmaz bir macera.

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 18 Oca Çrş, 2012 22:33

KÖSTEBEK İNSANLAR
Jennifer Toth
AYKIRI

New York Metrosu'nun altındaki tünellerde binlerce insanın yaşadığını biliyor muydunuz? New York'un göz kamaştırıcı yaşamının bir yüzünün de bu olduğu pek bilinmiyor. Bu Köstebek insanların büyük çoğunluğu tabii ki evsiz olduğu için, zorunlu kaldığından metronun yedi kat altına kadar iniyor. Ama bir kısmı da yukarıdaki "acımasız ve soğuk dünyaya" karşı yeraltında "alternatif bir dünya" oluşturmak üzere metro tünellerine geliyor ve her şeyi ortaklaşa yaptıkları bir takım komünler kuruyorlar. Haftalarca, aylarca yukarı çıkmadan yeraltında yaşayanlar olduğu gibi, her gün yukarıdaki işine gidip, akşam yeraltına dönenler de var. Seçilmiş yöneticileriyle kendi kendilerini yöneten komünler çaresiz insanlara gerçekten yeni bir yaşam sundukları gibi, akıl almaz bir sefalet ve acımasızlık içinde hayatta kalmaya çalışırken 'hat tavşanları' dedikleri sıçanları yiyenler de var...

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 18 Oca Çrş, 2012 22:34

MIZIKALI YÜRÜYÜŞ – KARA TREN
Vüs'at O. Bener
YAPI KREDİ YAYINLARI

"Mızıkalı Yürüyüş ve Kara Tren'de otobiyografi biçiminin kendi türsel gereklerine de uyulmamıştır. Başlangıç değil, çoğu belirsiz olan başlangıçlar vardır: Notların başlangıcı, yazımın başlangıcı, anlatıcının yaşamının karanlık bırakılmış başlangıçları... Süren değil, parçaları olan bir yaşam vardır sanki ortada. Ama kendi yaş!------! otobiyografi biçimine sahip bir kurmaca olarak mı sunuyordur Bener, yoksa otobiyografiyi andıran bir kurmaca mı yazıyordur?"
- Orhan Koçak -

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 18 Oca Çrş, 2012 22:37

NE ZAMAN GİTTİ TREN
James Baldwin
YAPI KREDİ YAYINLARI

James Baldwin’in son büyük romanı olarak kabul edilen Ne Zaman Gitti Tren, 1960’ların New York’unda zenci bir sanatçının yaş!------! ve yükselişini anlatıyor. Kendi yaşam öyküsünü anlatan ünlü Broadway aktörü Leo Proudhammer henüz otuz dokuz yaşındayken sahnede geçirdiği ağır bir kalp krizinden sonra geçmişine dönüyor ve Harlem gettolarındaki küçük bir çocuğun sahne yıldızlığına uzanan kader çizgisini yönlendiren olayları, yeteneği, şansı ve hırsı yeniden gözden geçiriyor. Yanlış adamı sevme cesaretine sahip aktris Barbara ve karizmatik zenci devrimci genç Christopher, sanatçının yaşamındaki iki dönüm noktasında yer alıyorlar. Ne Zaman Gitti Tren, James Baldwin’in kendi yaşamının da temel sorularından birini ele alıyor: şöhretli sanatçı ve siyasi eylemci rollerini nasıl bağdaştırmalı?

Resim

Cenk TANER (Kesmeşeker)'in adına şarkı yaptığı kitap. Kitap da şarkı da birbirinden güzel...

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 18 Oca Çrş, 2012 22:40

TREN Engin Geçtan
Engin Geçtan
METİS YAYINLARI

"İnsanlık tarihi boyunca yaşamış ve artık hayatta olmayan herkes trenin dışındaydı, mağara adamından çağdaş görünümlülere kadar. Çoğu ileri yaştaydı, daha az sayıda da olsa çocuklar vardı aralarında. Hayatta iken kendilerine özgü renkleri, ifadeleri, titreşimleri olmuş olmalı, şimdi ise küçüğüyle yaşlısıyla hepsi birbirinin aynı gibi. Göz göze gelmiyor, birbirleriyle konuşmuyorlar, yolculuğun başlangıcında bizim halimiz gibi.

Sonra onu gördüm korkudan ürpererek, eflatum kadını. Ölüler arasında inanılmaz bir hızla oradan oraya hareket ediyor, onları trene geri göndermeye çalışıyordu. Meydanı ve görünebilen ötesini beyat entarili kalabalık, kaplamış, şehrin kendi ahalisi artık görünmez olmuştu, insanlık tarihinin tüm ölçümleri bu şehrin ve onun ötesindeki dünyanın neresine sığabilirlerdi ki?"

Resim

Son sayfasına kadar hiçbirşeyin ahlaşılmadığı fakat son sayfayı okuyunca tüm kitabın bir anda anlaşıldığı bir kitap. Üst düzeyde bir sabırla okununca güzel bir kitap :)

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 18 Oca Çrş, 2012 22:41

SIKI KONTROL EDİLEN TRENLER
Bohumil Hrabal
EVEREST YAYINLARI

Hayatın ağır aktığı bir kasabanın tren istasyonu... En büyük hareket, istasyon şefinin telgrafçı kızla çapkınlığı.. Ve bu ağır hayatın ötesinde, İkinci Dünya Savaşı’nın pençesinde bir dünya...

İstasyonun en genç elemanı, bakir Miloş, hayatı anlamaya çalışan toy bir delikanlı. O durağanlık içinde kendi yerini bulmaya çalışıyor ama hem kadınlar hem de acımasız savaş kafasını fena halde karıştırıyor.

Savaş sonrası Çek edebiyatının en önemli kalemi kabul edilen Bohumil Hrabal’ın Sıkı Kontrol Edilen Trenler’i, edebiyatının evrenselliğine en güzel örneklerden biri. Yazarın 1965’te kaleme aldığı ve artık çağdaş klasikler arasında anılmaya başlanan bu eser, savaşlardan yakasını bir türlü kurtaramayan biçare dünyamıza, tarihin derinliklerinden ayna tutuyor. Sıkı Kontrol Edilen Trenler, sürpriz finaliyle, hayatın durağanlığına çakan bir şimşek...

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 18 Oca Çrş, 2012 22:43

LİZBON’DA GECE TRENİ
Pascal Mercier
TURKUVAZ KİTAP

Antik diller öğretmeni Raimund Gregorius dersin ortasında birden kalkıp sınıftan çıkar ve yaşadığı şehri, düzenli hayatını terk edip hakkında hiçbir şey bilmediği gizemli bir Portekizli’nin, doktor ve yazar Amadeu Prado’nun izini sürmek üzere Lizbon’a doğru trenle yola çıkar. Tesadüfen eline geçen ve Prado’nun, hayat, aşk, yalnızlık, arkadaşlık, ölümlülük ve ölümle ilgili notlarının bulunduğu kitabın etkisinden çıkamayan Gregorius, dilini bilmediği, ilk kez gittiği bu yabancı ülkede ve bu olağanüstü yolculuğu sırasında Prado’nun hayatının değişik evrelerinde yer almış insanlarla bir araya gelip onun farklı söylencelerle dokunmuş hikâyesinin derinlerine iner. Bir yandan da kendi içsel yolculuğunu sürdüren Gregorius, Diktatör Salazar’a karşı savasmış Amadeu Prado’nun kişiliğinde kendine ve insana ilişkin pek çok sorunun yanıtını ararken, bir başkası olmanın dayanılmaz çekiciliğine de karşı koyamayacaktır. Lizbon’a Gece Treni, sadece Avrupa’dan değil, kendi düşüncelerimizden ve duygularımızdan da geçen ve dönüşü belli olmayan bir yolculuğun çok sesli, unutulmaz romanı.

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 18 Oca Çrş, 2012 22:44

MAVİ TRENİN ESRARI
Agatha Christie
ALTIN KİTAPLAR

Lüks Mavi Tren Nice'e ulaştığında, kondüktör derin uykuya dalmış Ruth Kettering'i uyandırmaya çalışır. Ancak Ruth bir daha asla uyanmayacaktır; aldığı ağır bir darbe nedeniyle yüzü parçalanıp ölmüştür. Ayrıca kadının paha biçilmez yakut takıları da kaybolmuştur.

Bir numaralı katil zanlısı Ruth' un ayrı yaşadığı kocası Derek' tir. Ama Poriot toplanan kanıtlardan tatmin olmamıştır. Esrarengiz cinayeti trende tekrar sahneye koymaya karar verir....

"Polisiye romanlar kraliçesinden eşsiz bir cinayet romanı."
Sunday Express

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 18 Oca Çrş, 2012 22:46

DOĞU EKSPRESİNDE CİNAYET
Agatha Christie
ALTIN KİTAPLAR

Gece yarısından sonra artan şiddetli tipi yüzünden Doğu Ekspresi artık yoluna devam edemeyecek durumdadır. Yılın bu zamanlarında lüks tren tamamen doludur. Ertesi sabah yapılan kontroller sonucu tüm yolcuların sağsalim trende olduğu anlaşılır. Ancak defalarca bıçaklanarak öldürülen Amerikalı yolcunun kompartımanının kapısı içeriden kilitlidir.

Sonunda trende yolculuk etmekte olan Hercule Poirot cinayeti incelemeye başlar. Ancak kimi yolcular cinayetin izlerini yok edebilmek için yaşlı dedektifin dikkatini dağıtmaya çalışırlar. Poirot, kehanet sayılabilecek bir saptamayla cinayeti bir değil iki şekilde çözümlemeyi başarır.

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 18 Oca Çrş, 2012 22:49

ŞARK EKSPRESİNDE CİNAYET
Agatha Christie
NTV YAYINLARI

Kitapta, polisiye edebiyatın tartışılmaz en büyük ismi Agatha Christie’nin iki hikâyesi var: ŞARK EKSPRESİ’NDE CİNAYET ve GİZLİ DÜŞMAN. Serinin ikinci kitabının ilk dedektifi ŞARK EKSPRESİ’NDE CİNAYET‘i çözen Hercule Poirot. Christie’nin ilk romanı Styles’da okurla buluşan, daha sonraki 50 yıl boyunca “küçük gri hücre”leri sayesinde yaklaşık 100 farklı macerayı çözen Belçikalı dedektif Hercule Poirot. Yazarın bir diğer gözdesi ise GİZLİ DÜŞMAN‘ın dedektifleri Tommy & Tuppence. “Genç Maceracılar” adında bir şirket kuran bu iki gencin de Poirot’dan aşağı kalır yanı yok.

Agatha Christie’nin iki kitabı da dilimize polisiye edebiyatın ülkemizdeki en hatırı sayılır isimlerinden Sevin Okyay tarafından kazandırıldı. Yaptığı çalışmalarla, hem okurun yeni yazarlarla tanışmasına hem de türün edebiyat dünyasında daha saygın bir yer edinmesine vesile olan Okyay, NTV Radyo için dokuz yıldır Cinayet Masası’nı hazırlıyor.

Sahne, sinema, televizyon, radyo, sesli kitap ve bilgisayar oyunlarına yıllardır yapılan başarılı uyarlamaların ardından Agatha Christie’nin en meşhur romanları artık çizgi roman olarak da okurların karşısında. Böylece hem okumuş olanların yeniden keyifle okuyacağına hem de belki Christie’yi okumamış yeni bir kuşağın onun eserlerini tanıyacağına inanıyoruz.

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 18 Oca Çrş, 2012 22:50

16:50 TRENİ
Agatha Christie
ALTIN KİTAPLAR

Sıradan bir günde, herşeyin olması gerektiği gibi olduğu bir anda inanılmaz bir olay yaşanır.

Yan yana gelen iki trende ancak korku filmlerinde rastlanacak türden bir cinayet vakası yaşanmaktadır. Ve tüm bunların tek tanığı bir kadındır.

Elspeth çaresizlik içinde baktığı vagonun penceresinden bir adamın bir kadının boğazını hunharca sıktığını görür. Zavallı kadının bir süre sonra cansız bedeni yere yığılır ve o anda tren hareket eder.

Bu düğümü çözebilecek tek kişi Jane Marple' dan başkası değildir.
Ve belki de Elspeth' e inanacak tek kişi... Çünkü ortada ne şüpheli, ne başka tanık, ne de ceset vardır.

"Bu romanı okurken bir an bile sıkılmayacaksınız."
- The Times-

Resim


“Yayınlar [Bülten - Kitap - Araştırma ve Tezler vb.]” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir