yyn-TS.23 » Kitaplar - Süreli Yayınlar

Kullanıcı avatarı
Esat
Pir-i Seyyâh
Mesajlar: 16657
Kayıt: 17 Eyl Pzt, 2007 13:37

yyn-TS.23 » Kitaplar - Süreli Yayınlar

Mesajgönderen Esat » 19 Eyl Cum, 2008 20:29

Tam yüzyıl evvel 1908’in sonbaharında raylar üzerinde gıcırdayarak ilerleyen tekerlek sesleri bir kutlu yolculuğun başladığının da habercisiydi. Umuda uzayan raylar, yep yeni heyecanlara ve buruk sevinçlere vesile olmuştu. Osmanlı’dan ümidin kesildiği, koca coğrafyanın en insafsız saldırılarla kuşatıldığı dönemde bir padişahın çırpınışı ve bütün bir islam dünyasının himmetiyle“rüya” denilen demiryolu bitirilmişti. Vagonların yola çıkışı,surrenin trenle gönderilişi, bitti tükendi denilen bir devletin adetayeniden şahlanışının da göstergesiydi.

Bizzat padişahın himmetiyle başlayan ilk faaliyet, zamanla çığgibi büyümüş, iran’dan Amerika’ya; Hindistan’dan Cezayir’e; OrtaAsya’dan Mısır’a; kadar bütün Müslümanları kuşatan bir yardım yarışına dönmüştü. Hattın bitmesine, Osmanlı’nın bölgeden çekilmesine ve demiryolunun türlü entrikalarla bombalanmasına rağmen dünyanın çeşitli yerlerindeki Müslümanlardan hâlâyardım gelmekteydi.

100. yılında Hicaz Demiryolu’na küçük bir vefa maksadıyla kaleme alınan bu eser, devasa bir projenin günümüz insanınca bilinmesi için yayımlandı. Her şeyin bitip tükendiğinin sanıldığı bir anda aslında her şeyin yeniden başlayabileceğini göstermek için.


Resim

Prof. Dr. Metin Hülagu' nün Hicaz demiryolunun 100. yilinda bu konuya dair yaptigi arastirmalardan derledigi kitap Yitik Hazine Yayinlarindancikti.
En son Esat tarafından 21 Kas Pzr, 2010 21:52 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.

Kullanıcı avatarı
Esat
Pir-i Seyyâh
Mesajlar: 16657
Kayıt: 17 Eyl Pzt, 2007 13:37

Tünel'den Funiküler'e - Vahdettin Engin

Mesajgönderen Esat » 28 Eyl Pzr, 2008 17:12

Vahdettin Engin tarafından tarihi tünel hakkında derlenen bilgilerin tünelin kardeşi funikülerin açılması ile daha bir anlam kazandığını görüyoruz kitapta. Kitap emsalleri arasında özellikle Karaköy tüneli hakkında en detaylı bilgileri veren eser olarak göze çarpıyor.

Kitap tanıtım yazısı
"Bir İstanbulluya en kısa, en keyifli, en samimi yolculuk nedir diye soracak olursanız, yanıtı Tünel, olur. Nice insanlar, olaylar, anılar taşıyan Tünel, zamana kısa bir yolculuk sunuyor, İstanbul severler için…"
132 yaşına basan Türkiye'nin ilk metrosu Tünel, hazineden kuruş harcamadan, yap-işlet-devlet modeliyle kimler tarafından, nasıl ve niçin yapıldı...Yapım aşamasında ne tür güçlükler yaşandı... İstanbullular ilk kez tanıştıkları bu yeni ulaşım aracını nasıl karşıladılar.
Bütün bu soruların cevabının bulacağınız bu kitapta, yıllardır Karaköy Beyoğlu arasında sessizce gidip gelmesine rağmen hakkında çok az bilgi bulunan Tünel, tamamen arşiv belgelerine dayanılarak kaleme alınıp, hakkında yanlış bilinen bir çok husus da düzeltildi.
Ve 131 yıl sonra Tünel'in bir de kardeşi oldu. 29 Haziran 2006'da hizmete giren Kabataş-Taksim Füniküleri Tünel'le benzer özellikler taşıyan bir ulaşım aracı. Aslında Kabataş-Taksim Füniküler hattı günümüzden tam 112 yıl önce Müze-i Hümayun Müdürü Osman Hamdi Bey tarafından yapılmak istenmiş, daha sonra başka firmalar bu hattın yapımını talep etmişler, ama sonuçta başarılı olamamışlardı. İşte 29 Haziran 2006 tarihinden itibaren çalışmaya başlayan Kabataş-Taksim Füniküleri, aynı zamanda 112 yıllık rüyanın gerçekleşmesi anlamına da geliyordu. Elinizdeki kitap, 131 yıl ara ile İstanbulluların hizmetine sunulan kardeş iki ulaşım aracının serüvenin anlatıyor.


Yeditepe Yayınevinden çıkan kitabı internet üzerindende satınalabiliyorsunuz.

Resim

Kullanıcı avatarı
Esat
Pir-i Seyyâh
Mesajlar: 16657
Kayıt: 17 Eyl Pzt, 2007 13:37

Tramvay İstanbul' da

Mesajgönderen Esat » 03 Eki Cum, 2008 16:38

Tramvay İstanbul' da isimli kitabı bundan 3 ya da 4 yıl önce ilk elime aldığımda oldukça heyecanlanmıştım, kapağında yer alan sanırım Ara Güler' e ait Karaköy meydanındaki tramvaylar fotoğrafında o ortada yer alan polis noktasını hatırlıyordum ama tramvayları hatırlamıyordum, çünkü onlar ben doğmadan çok önce İstanbul sokaklarından sökülüp atılmışlardı.

Çelik Gülersoy tarafından kaleme alınan kitapta İstanbul ve tramvayları şiirsel bir hikaye tadında anlatılıyor, kah o dönemde anlatılan tramvay hikayeleri ve karikatürleri kah evraklar ve resmi bilgiler ile, bence düz bir şekilde zaten ortada var olan bilgiler ile sıradan bir kitap olmasındasa bu şekilde olması çok daha iyi, kitapta ki küçük hikaye ve olaylar o yıllardaki İstanbul' un günlük yaşamı ve adına kültür diyebileceğimiz bir tramvay yaşantısını çok güzel aktarıyor. Kitabı en azından bir kez olsun göz gezdirebilmek adına karıştırmalısınız, satın almak istemeyenler İETT nin tünel de yer alan kütüphanesinde de okuyabilir ve fotokopi çekerek ilgilerini çeken bölümlerini alabilirler.

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 17 Oca Sal, 2012 18:25

KENT YÖNETİMİNDE RAYLI SİSTEM GÜVENLİĞİ

Ülkemizde metro sistemlerinin daha şimdiden büyük kentlerimizin devasa taşıma sorunlarını çözmesinin yanında, bir prestij unsuru olarak da dikkati çektiği, dolayısıyla bu ulaşım ağı içindeki etkin ve çağdaş standartlardaki güvenlik hizmetlerinin sunumunun yaşamsal önem taşıdığı bütün açıklığıyla ortaya konmaktadır. (arka kapaktan)

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 17 Oca Sal, 2012 18:27

HİCAZ DEMİRYOLU
Murat Özyüksel
Tarih Vakfı Yurt Yayınları / Osmanlı Araştırmaları Dizisi

Ey ilerlemeden yana olanlar, ilerlemeye inananlar,/Elimizde tanık olarak lokomotifin buharın, demirin gücü var/Öyleyse ileri, ilerlemeciliği savunanlar. Pommier´nin bu dizeleri, Endüstri Devrimi´nin en önemli yeniliklerinden biri olan demiryolunun, insanın hayal gücünü nasıl alevlendirdiğini gösteriyor. Gerçekten de 19. yüzyılda, kapitalist dünya ekonomisinin oluşumunda belirleyici rol oynayan faktörlerin başında demiryolu yer alıyordu. Ekonomik gelişme düzeyleri henüz demiryolu yapımını gerektirmeyen ülkeler bile, bu çığırın dışında kalamamışlardı; gelişmiş ülkeler açısından ise, çok kârlı bir faaliyet olan demiryolu yatırımları, yeni nüfuz alanları açmanın da bir aracı haline gelmişti. 19. yüzyılın sonlarına doğru, Osmanlı İmparatorluğu´nda da demiryolu yapımı, emperyalist devletlerin yeni ekonomik ve siyasi avantajlar sağlamasının en etkili yolu haline gelmiş ve acımasız bir rekabete sahne olmaya başlamıştı. Bu açıdan bakıldığında, Osmanlı Devleti´nin kendi yapıp işletebildiği tek hat olan, ama hedefe belki de bir adım kalmışken, çaresizlik içinde inşaatı durdurulan Hicaz Demiryolu Osmanlı demiryolları tarihinin en ilginç ve hüzünlü sayfalarından birini oluşturur.

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 17 Oca Sal, 2012 18:28

HİCAZ DEMİRYOLU
Ufuk Gülsoy
EREN YAYINCILIK

... "Hicaz Demiryolu", kisa ömrüne ragmen önemli askeri, siyasi, dini, ekonomik ve sosyal sonuçlar meydana getirdi. Çok sayida demiryolu mühendisi, teknisyen ve isletme memurlarinin yetismesini sagladi. "Hicaz Demiryolu", meydana getirdigi maddi sonuçlarin yanisira, ortak bir hedef ve ideal etrafinda dünya Müslümanlarinin yardimlasma ve dayanisma bilincinin olusmasinda da büyük rol oynadi."

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 17 Oca Sal, 2012 18:29

LOJİSTİK VE TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ PERSPEKTİFİNDEN DEMİRYOLU TAŞIMACILIĞI
Ömer Faruk Görçün/ Özhan Görçün
BETA BASIM YAYIM

Türkiye’de demiryolu taşımacılığının gelişmesi Türkiye’nin gelişmesi ve geleceği ile doğrudan ilişkilidir. Gelişmiş ülkelerde demiryolu taşımacılığının toplam taşımacılıktan aldığı payın düşük olduğu bir ülkeyi henüz tarih kaydetmemiştir. Bir sektörün gelişimi; akademik düzeyde gelişimden ayrı düşünülememektedir. Ülkemizde ne yazık ki demiryolu taşımacılığı ile ilgili eğitimlerin verildiği akademik alanlar yok denecek kadar azdır. Diğer taraftan gelişmekte olan lojistik sektörüne paralel üniversitelerde açılan lojistik bölümlerinde sektörün asıl dinamiği olacak demiryolu taşımacılığı ile ilgili dersler bulunmamaktadır. Bu çerçevede demiryolu taşımacılığının müfredatta bulunmaması lojistik alanına ilişkin eğitimlerin de bir ayağını aksak bırakacağı herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. Aynı zamanda demiryolu taşımacılığına ilişkin literatürde çok sınırlı düzeydedir. Bu açığı bir ölçüde olsa kapatmayı amaçlayan “Lojistik ve Tedarik Zinciri Yönetimi Perspektifinden Demiryolu Taşımacılığı” isimli eserimiz yayınlandığı günden itibaren okur tarafından ciddi bir ilgi ve sektör tarafından geliştirici türde eleştiriyle karşılanmıştır. Bu kapsamda esere ilgi ve eleştirileri ile katkıda bulunan tüm okurlarımıza içtenlikle teşekkür ediyoruz. Demiryolu araçlarının tipleri ve özellikleri ile başlayan çalışma, demiryolu trafiği, uluslararası ve ulusal mevzuatlar ile demiryolu taşımacılığında insan kaynakları gibi birçok konuyu içermektedir.

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 17 Oca Sal, 2012 18:30

1927 ADANA DEMİRYOLU GREVİ
Şeyda Oğuz
TÜSTAV YAYINLARI

Şeyda Oğuz koordinasyonunda, yeni Yücel Demirel yönetimindeki çevrimyazı ekibinin kolektif çalısmasının bir ürünü, Türkiye isçi hareketi tarihinde adı yaygın olarak bilinen 1927 Adana Demiryolu Grevi hakkında ilk kez ayrıntılı bilgi edinmemizi sağlıyor. Tatil-i Eşgal Kanuna uygun bir grevin nasıl yapılabildiğinden, grevin nasıl yönetildiğine, grev boyunca başta Adanalı
kadınlar olmak üzere birçok kentten çok değişik kesimlerden grevcilere ne gibi katkı ve destek sağlandığına kadar çok çeşitli bilgi ve ayrıntılar var. Kitapta karşılaşılan kimi eski Türkçe kelimelerin ağırlığına katlanmaya değecektir.
Bu kitabın esası, Adana grevinde önderlik eden (Komünist Partili) işçi temsilcisi Alaaddin’in hemen o günlerde el yazısı ile (ve doğal olarak eski harflerle) kaleme aldığı 47 sayfalık anlatısıdır. Kitabı hazılayan arkadaşlarım, bu metnin çevrimyazısını yaptıktan başka, konuyla ilgili belli başlı bakanlık yazışmalarını toplamışlar ve günlük gazetelerde çıkan haber ve yorumları da derlemişler. Böylelikle yararlı örnek-olay çalışması ortaya çıkmış. Elbette, bu nesnel bir tarih çalısması değildir; ama baş eylemcinin ağzından otantik bir tanıklıktır.

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 17 Oca Sal, 2012 18:31

DEMİRYOLU
GÜNGÖR EVREN
BİRSEN YAYINEVİ

Ulaştıma sistemleri, demiryolu arabalarının özellikleri, direnim, çekim ve frenleme kuvvetleri, katar hareket uygulamaları, eğimler, en kesitler, üst yapı, ray travers bağlantıları, istasyonlar, işletme tesisleri.

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 17 Oca Sal, 2012 18:32

RUMELİ DEMİRYOLLARI
Prof. Dr. Vahdettin Engin
EREN YAYINCILIK

1869 yılında yapımına başlanan Rume iDemiryolları, Osmanlı Devleti'ni ekonomik amaç yanında askeri ve siyasi yönden harekete geçmesinde, önemli rol oynamıştır. Bu kitapta, demiryollarının yapılmasında güçlüklerin yanısıra, ortaya çıkan vurgunlar begeleriyle anlatılmaktadır.

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Mesajgönderen mehmet kahraman » 17 Oca Sal, 2012 18:32

BİR UMUDUN İNŞASI HİCAZ DEMİRYOLU
Metin Hülagü
YİTİK HAZİNE YAYINLARI

Tam yüzyıl evvel 1908’in sonbaharında raylar üzerinde gıcırdayarak ilerleyen tekerlek sesleri bir kutlu yolculuğun başladığının da habercisiydi. Umuda uzayan raylar, yep yeni heyecanlara ve buruk sevinçlere vesile olmuştu. Osmanlı’dan ümidin kesildiği, koca coğrafyanın en insafsız saldırılarla kuşatıldığı dönemde bir padişahın çırpınışı ve bütün bir islam dünyasının himmetiyle“rüya” denilen demiryolu bitirilmişti. Vagonların yola çıkışı,surrenin trenle gönderilişi, bitti tükendi denilen bir devletin adetayeniden şahlanışının da göstergesiydi.

Bizzat padişahın himmetiyle başlayan ilk faaliyet, zamanla çığgibi büyümüş, iran’dan Amerika’ya; Hindistan’dan Cezayir’e; OrtaAsya’dan Mısır’a; kadar bütün Müslümanları kuşatan bir yardım yarışına dönmüştü. Hattın bitmesine, Osmanlı’nın bölgeden çekilmesine ve demiryolunun türlü entrikalarla bombalanmasına rağmen dünyanın çeşitli yerlerindeki Müslümanlardan hâlâyardım gelmekteydi.

100. yılında Hicaz Demiryolu’na küçük bir vefa maksadıyla kaleme alınan bu eser, devasa bir projenin günümüz insanınca bilinmesi için yayımlandı. Her şeyin bitip tükendiğinin sanıldığı bir anda aslında her şeyin yeniden başlayabileceğini göstermek için.

Resim

Kullanıcı avatarı
mehmet kahraman
Sezonluk Yolcu
Mesajlar: 124
Kayıt: 28 Oca Cum, 2011 18:38

Demir Ağlardan Örümcek Ağlarına

Mesajgönderen mehmet kahraman » 17 Oca Sal, 2012 18:37

DEMİR AĞLARDAN ÖRÜMCEK AĞLARINA
Ümit Sarıaslan
OTOPSİ

Onuncu Yıl Marşı, Mustafa Kemal'in İsteği ve önermesiyle yazılmış ve ilk dörtlüğün son dizesi doğrudan onun isteğiyle "demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan" biçimini almıştır. Yetmiş yıl sonra bugün, "Demir ağlarla ördük, dediler! Neyi ördün yahu, neyi?! Ama bak, biz örüyoruz; öreceğiz inşallah!" denilerek, Atatürk'ün sözleri ve yaptıkları yok sayılmaya çalışılıyor. Bu kitap, Atatürk döneminde anayurdun nasıl bir baştan bir başa demir ağlarla örüldüğünü çoğu ilk kez yayımlanan 209 belgesel fotoğraf eşliğinde anlatmakta; Amerikaya bağlandıktan sonra demir ağların nasıl örümcek ağlarıyla değiştirildiğini en çarpıcı örnekleriyle gözler önüne sermektedir.

Bu kitapta yer alan yazılar, şarkısızlığın ve umarsızlığın bulanık ufkuna değil, ulusal bir yeniden silkiniş gereksinmesinin aydınlıktan vaktine adanmışlardır.

Resim


“Yayınlar [Bülten - Kitap - Araştırma ve Tezler vb.]” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir