gnl-İU.45 » Site Hakkında - Yönetici ve Moderatörlerin Dikka

Kullanıcı avatarı
Esat
Pir-i Seyyâh
Mesajlar: 16455
Kayıt: 17 Eyl Pzt, 2007 13:37

gnl-İU.45 » Site Hakkında - Yönetici ve Moder

Mesajgönderen Esat » 14 Haz Pzr, 2009 13:35

Arkadaşlar sitede zaman zaman bir takım değişiklikler yapıyoruz, eklemeler çıkartmalar ya da bazı küçük düzeltmeler. Sitenin sahibi olarak yönetimde bulunan sizlerinde öneri ya da görüşlerini almak istediğim bir kaç nokta var, katılım gösterirseniz memnun olurum.

Şimdi ben kafamdakileri aşağıda sıralayacağım düşünceniz olanları buraya ivedilik ile yazarsanız bir yol haritası çizebiliriz.

1. isim konusunu daha önce tartışmıştık ve eğer değiştirecek isekte ulasimturkiye.com domainine geçmenin daha doğru olacağı ağırlık kazanmıştı. Fakat geldiğimiz noktada ağırlıklı konularımızı İstanbul oluşturuyor ayrıca domain değişikliği ile arama motorlarında çeşitli sorunlar yaşamamızda olası, ben özellikle arama motorlarında belli bir noktaya getirmiş olduğumuz sitemizin bir de bu şekilde kan kaybı yaşamasını tercih etmiyorum.

2. İsim ile üyelik. Bu konuda biliyorsunuz üye alımını şu anda ben kontrol ediyorum yani yeni üyeler benim onayımdan geçmeden üye olamıyor. Bu çok uğraştırıcı bir iş değil ama giremediğim günlerde üyelerin onaylanması uzun sürebiliyor. Ama ben isim ile üyelikte ısrarlıyım, kimse kendi ismini vermek zorunda değil ama karşımda adam gibi hitap edeceğim bir muhatap beklerim. Eğer üyelikte bu durumu kaldıralım ama yeni üye olanları ben kontrol ederim, gerekli uyarıyı yapar ve düzeltmezse bu üyenin silinmesi için onayı veririm, yani bu yük ile uğraşırım diyen varsa bir adım öne çıksın. Aksi takdirde şu an için uygulama bu şekilde devam edecektir.

3. Üyelik durumunu değiştirsek dahi geçmek istediğim bir uygulama var. Bu uygulamada siteye üye olsalar dahi herkesin her başlığı göremeyeceği bir yapıya geçmek. Üyeler bazı başlıkları görebilmek için belli sayıda mesaj yazma zorunluluğunda olacak. Bunun riski sitenin çok fazla boş mesaj ile dolma ihtimalinin bulunması ama bir şekilde site içeriğimizin serbest dolaşımını engellemek içinde bu adamlar kimdir IP leri nedir, daha önce attığımız ya da istemediğimiz birisimidir, ya da başka yerlerde bizi referans göstermeden hava atıyormudur bunun bir şekilde zorlanmasını istiyorum. Şu bir gerçekki bizim 50 kişilik buluşmalara ihtiyacımız yok, bizim İstanbul' un dertlerini bilen bu dertleri doğru şekilde dile getirebilen ve gerektiğinde sitemizin adı ile temsil edebilecek aklı başında üyelere ihtiyacımız var. Bu şekilde boş mesaj yazanlarında kapasitesi ve samimiyetini görme şansımız ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum.

4. Şu anda sitemizin ortalama günlük bir üye kaydı var, bu çok düşük bir rakam gibi görülebilir ama bizim gibi bir içeriğe sahip site için bence oldukça iyi. Günlük ziyaretçi sayımız 400 civarında ve bunun 370 kadarı tekil değer. Her gün %85 kadar yeni ziyaretçi sitemizi ziyaret ediyor fakat toplam ziyaretçinin %67 si bir sayfa okuyarak siteden çıkıyor. Yani hedefteki bilgiyi alıyor ya da hiç okumadan çıkıyor. Bu kişilerin sitede kalması için ne yapabiliriz ya da bir şey yapmalımıyız?

5. Sitenin görünümüne bizler alıştık ama yeni üyeler acaba ne düşünüyor, göz tırmalayan bir yapımı var yoksa amacımıza uygun mu?

6. Sitenin gerçekten teknik bilgiye sahip kişiler ile çalışmasını bir türlü sağlayamıyoruz bunun çeşitli sebepleri var;
* bazı gerçek bilgili kişilerin konumları nedeni ile açıktan katılım göstermek istememeleri, bazı kişilerin de vakit darlığı ya da kendi siteleri paylaşımları olması nedeni ile kabul etmemeleri,
* kurumlarda çalışan kişilerin deşifre olursam korkusu,
* pek çoğunun mail grubundan dua göndermeyi daha mübarek bir iş zannetmesi,
* üye olan bazı kişilerin ya da üye olması için link verdiğimiz bazı yerlerde engellenmemiz, hakkımızda yapılan karalamalar,
* insanların başka sitelerdeki moderatörlük ve yıldızlı puanlama sistemleri sayesinde psikolojik etkilemeler ile kendilerini kontrolör zannettikleri ortamları sevmeleri,
* özellikle benim kötü Türkçe ile ve saçma sapan yazanlara karşı açıktan sert tavrım,

7. Sitenin arama motorlarında kayıdı var ve günlük %85 yeni ziyaretçinin de %90 ı zaten arama motorlarından sitemize geliyor. Fakat arama motorlarından ziyade sektöre ait diğer site ve yayınlarda yer almamız gerektiğine inanıyorum. Sitenin linkinin daha çok yer aldığı online yayın var olması durumunda site rank daha yüksek olacaktır. Ben bunun için bir takım sitelerdeki üyeliklerimde imza olarak sitenin linkini kullanıyorum bu basitte olsa bir yöntem. Yine bazı sitelerin tagları arasına da linkimizi sıkıştıracağım. Ben en azından yönetici konumundaki bizlerin kendimize ait diğer siteler içerisinde de açıktan sitemizden alıntı ve linkler vermenin doğru olacağına inanıyorum. Bu konuda ne düşünüyorsunuz, var olan sitelerinizin bir kaç yerinde bu sitenin linkini vermenin ya da başka sitelere kayıtlarda sitemizden linkler vermenin sizce zorluğu ya da sakıncası varmıdır?

8. Site trafiği ile ilgili şu anda büyük sıkıntımız yok ama bu ziyaretçi trafiği ile dahi bant genişliğini sadece bu site tüketiyor, bunun en büyük sebebi resimler ama resim olmadan da bu site görevini yerine getiremez. Dolayısı ile yukarıdaki düşüncelerimizi hayata geçirip üye ya da ziyaretçi trafiğini arttırdığımız anda bu seferde host ve bağlantı problemleri ile karşılaşmamız olasıdır. Dolayısı ile bu işin subvanse edilmesi gerekmektedir, bunun en kolay yoluda ya benim yine taşın altına elimi koymam ya da reklam almamızdır.

Reklam almak konusunda taraftar ve istekliyim ama bizim konumumuzdaki bir site ancak sektör içinden reklam alabilir ama bu konuda da bağlantıları sağlamamız lazım. Düşünceniz nedir? Makale verebileceğim dergi ya da yayınlar biliyorsanız buralara yazılar yazarak sitenin linki ile bilinirlik arttırabilir bu sayede onlar üzerindeki reklam verenlere de kendimizi tanıtmış olabiliriz. Reklam alma konusunu ciddi olarak araştırmalıyız diye düşünüyorum. İyi bir server için ciddi rakamlar harcamak gerekiyor çünkü.

9. Sitenin yönetimi ile ilgili de üye sayısının artması ve bir şekilde üyeleri aktif katılıma teşvik etmemiz durumunda moderatör yetkinizi aktif olarak kullanmanız gerekecek. Bu konuda bu güne kadar çok iş düşmediğini düşünebilirsiniz ama aslında düşüyor fakat bir takım sıkıntılar var sanırım, bazı yetkilendirmeler ya aktif olmuyor ya da sizler moderasyon kısmını bilmediğiniz için müdahale edemiyorsunuz, eğer gerçekten trafik artar ve görev alırım diyorsanız moderatör yetkilerini aktif edelim aksi takdirde yine bir şekilde sadece ben yapacaksam göstermelik olarak isim vermenin bir gerçekçiliği olduğuna inanmıyorum. Hakeza sizlerinde zaten ama ismimin altında Moderatör yazsın diye beklediğini de düşünmüyorum, bu şekilde beklentisi olanlara başka bir sitede moderatörlük verildi ve bizi terk ettiler bizde onları burdan uzaklaştırdık zaten. Mesela sizin aranızda moderatör yazmayan ama sitenin en az yarısını modere edebilen arkadaşlar var. Dediğim gibi bu yetkilendirme şimdi kullanılmıyor olsa da aktif katılım artarsa yardımınıza ihtiyacım var.
Bu siteyi bu başlığı görebilenlerin desteği ve katılımı ile bu güne getirdik yani beraber, dolayısı ile yükü de beraberce omuzlamalıyız diye düşünüyorum. Her ne kadar sahiplik resmi anlamda bende olsa da kuruculuk ve yöneticilik anlamında sizlerin bir takım yetkileri olmalı diye düşünüyorum.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar, zaten yeterince uzun müsait vaktinizde göz atıp lütfen her biri ile ilgili dönüş yaparsanız çok memnun olurum. Bazı konularda ısrarcı olacağım çünkü.

Saygılarımla sevgili arkadaşlar.
En son Esat tarafından 21 Kas Pzr, 2010 23:57 tarihinde düzenlendi, toplamda 2 kere düzenlendi.

Mehmet Kasım
Seyyah
Mesajlar: 4319
Kayıt: 09 Kas Cum, 2007 12:38

Mesajgönderen Mehmet Kasım » 14 Haz Pzr, 2009 15:52

Sitenin rengini değiştirmamiz lazım. Lacivert ve beyaz ton favorim. Daha şık durur. Mavi ve beyaz da öyle. Ama sarımtrak, kahverengi göze iyi gelmiyor. Acımsı bir hava var.

Kullanıcı avatarı
alabay
Evliya Çelebi
Mesajlar: 5249
Kayıt: 21 Eyl Cum, 2007 12:12

Mesajgönderen alabay » 14 Haz Pzr, 2009 15:56

1. isim konusunu daha önce tartışmıştık ve eğer değiştirecek isekte ulasimturkiye.com domainine geçmenin daha doğru olacağı ağırlık kazanmıştı. Fakat geldiğimiz noktada ağırlıklı konularımızı İstanbul oluşturuyor ayrıca domain değişikliği ile arama motorlarında çeşitli sorunlar yaşamamızda olası, ben özellikle arama motorlarında belli bir noktaya getirmiş olduğumuz sitemizin bir de bu şekilde kan kaybı yaşamasını tercih etmiyorum.


Evet, buna evrim de denebilir. Sayfamız gerçekten özel bir istikamete doğru ilerledi. Tüm toplu taşimaya yükleneceğine, yükü taşıyan ana kişiler (aklıma şöyle hop diye altı kişi geliyor, dördü birbirini tanıyarak, neredeyse günlük katılıyor – kimseyi geçmemişimdir inşaallah) ... hepsi İstanbul ağırlıklı. Ona göre şu an yaptığımız bence doğru. "ulasimturkiye" de belki bir gün işler, istesek, paralel domain olarak hemen de pat diye işletilebilir, ama faydası? Bence sinerji için şu an elverişli değil. Bazı elde etmek istediğimiz şeyler (temel olarak sistem ve doğru düzgün bir Türk "kafa" altyapısı) belki uzun sürebilir, ama yaşlarımız 30 ile 50 arası. Vaktimiz var yani.

2. İsim ile üyelik. Bu konuda biliyorsunuz üye alımını şu anda ben kontrol ediyorum yani yeni üyeler benim onayımdan geçmeden üye olamıyor. Bu çok uğraştırıcı bir iş değil ama giremediğim günlerde üyelerin onaylanması uzun sürebiliyor. Ama ben isim ile üyelikte ısrarlıyım, kimse kendi ismini vermek zorunda değil ama karşımda adam gibi hitap edeceğim bir muhatap beklerim. Eğer üyelikte bu durumu kaldıralım ama yeni üye olanları ben kontrol ederim, gerekli uyarıyı yapar ve düzeltmezse bu üyenin silinmesi için onayı veririm, yani bu yük ile uğraşırım diyen varsa bir adım öne çıksın. Aksi takdirde şu an için uygulama bu şekilde devam edecektir.


Günlük hayatım biraz daha "basit" olsa, çok daha fazla şeyler yapardım. Bundan başka üye olduğum tek bir sayfa var, ki onu kullanmiyorum bile (müzikle ilgili bir şey, oranın mailing list sistemine dahilim). Başka, kontrolünü yaptığım sayfaların bile sayfalarına katkım sıfır. Ki, olacaksa, bu sayfaya olsun diye düşünmem. Şahsen tanıyanlar bilir ki, hayatım biraz denizci hayatı gibi, çok çalkalanıyor, çok yoğun ve çok ani işlerle dolu ve yola sürüyor. Yine de, elimden geleni yapiyorum, ve evet, bunun büyük bir kısmı "arka plân", beni yani "taktik dairesi" kabul edebilirsiniz. Bu sayfa bu şekilde oluşmadan evvel, Esat ile birlikte yapıp denediğimiz ortamlar vardı, teknik açıdan istediğimiz gibi olmadığından, bu yolu seçtik. Şimdi yükün büyük bir kısmı Esat'ın omuzlarında, ama bu demek değildir ki, şahsen ben burada sırf "üye" olarak tursit geziyorum. Bu kadar giriş ...
İsim sisteminde şahsî düşüncelerim %100 hemfikir değil, bunu Esat bilir. Öte yandan, onun düşündüklerini tam anlayıp, destekleyebilirim de. En önemlisi bence, sırf kendimizi tatmin etmek değil de, sayfalar niyetine/hedefine ve ülküsüne uygun yollar seçmek. Esat'a bu konuda tamamen öncülük hakkı tanırım, bildikleri vardır. Bu konuda kendim daha çok danışman rolündeyim. Bana kalsa, isim zorunluğu gerektirmezdim. Belki yerine bir "takma isim kılavuzu" düşünebilirdik, ama Mustafa isminde birisinin burada Murat diye plâna çıkmasında ne fayda var? Ha Mustafa, ha Murat ha Dimitriy. Bu konuda ya bir oylama yapabiliriz. Şunu söyleyeyim, eskiden MAUS-Net diye bir şebekeye üyeydim. O sistemde sistem operatörlere nüfus cüzyadnı gösterme zorunluğu vardı (!). Gerçek ve sadece gerçek isim geçerliydi. Ama o zamanlar nerede, biz neredeyiz bugünlerde. Küresel köyün görünüşü biraz değişti. Zamanla gitmek var, zamana zıt gitmek var, ve zamana kaliteli bir şekilde uymak var. Belki üçüncü şık bize göre. Veya ... işte tam ve tam kendi isimlerimizi kullanma talimatını çikarırız. Ama o zaman meselâ bahsi sonra geçen o şirkette deşifrelenme olayı ortaya çıkabilir. Şahsen bu konuda hep çok açıktım. Dediğimi savunurum diye hep kendi imzamla her şeyi yazdım. belki de yanlıştır bu. İstismarı mümkün. Ama ne yapalım? Kalitesiz insanların arasında kalitemizi korumak zorundayız. Çok şükür sayfamız alçak seviyede bir siyasî veya popüler/popülist sayfa değil. Konumuz, dünya görüşlerini gevelemek değil, var olan bir kamu sistemi hakkında beyin işletmek. Bence bunu gözden kaçırmamalı. Eleştirdiğimiz şeyler varsa, bunlara karşı bir örnek rolüne girebilmemz gerek. Şimdiye dek de becermişiz gibi.

3. Üyelik durumunu değiştirsek dahi geçmek istediğim bir uygulama var. Bu uygulamada siteye üye olsalar dahi herkesin her başlığı göremeyeceği bir yapıya geçmek. Üyeler bazı başlıkları görebilmek için belli sayıda mesaj yazma zorunluluğunda olacak. Bunun riski sitenin çok fazla boş mesaj ile dolma ihtimalinin bulunması ama bir şekilde site içeriğimizin serbest dolaşımını engellemek içinde bu adamlar kimdir IP leri nedir, daha önce attığımız ya da istemediğimiz birisimidir, ya da başka yerlerde bizi referans göstermeden hava atıyormudur bunun bir şekilde zorlanmasını istiyorum. Şu bir gerçekki bizim 50 kişilik buluşmalara ihtiyacımız yok, bizim İstanbul' un dertlerini bilen bu dertleri doğru şekilde dile getirebilen ve gerektiğinde sitemizin adı ile temsil edebilecek aklı başında üyelere ihtiyacımız var. Bu şekilde boş mesaj yazanlarında kapasitesi ve samimiyetini görme şansımız ortaya çıkacaktır diye düşünüyorum.


Biz gazozlu parti sefası verecek hâlde ve ilgide değiliz. Biz, hakikaten düşünceye, bilgiye, fikre ve zekâya bağlı bir şekilde, teori ile pratiği birbirine yaklaştırıp, değmesini sağlayabileceğimiz bir ortam yaratmaya çabalıyız. Ne bir kulübüz, ne bir partı. Dernek şekline benzer, kamuya iyilik sunacak bir "think tank" – yani düşünce birikimi üreten ve yaratan bir ortamız. O yüzden de, bize üye olup (veya olmayıp) okuyanlardan da fazla rahatsız olmuyorum. Fikir yürütmek ve işe yaramak o kadar kolay değil. Hem işten anlayabilmek gerek, hem "san'at"tan anlamak gerek, hem tim işine yatkın olmak gerek. Aramızda, baştan davet ettiğimiz, çapımıza uygun bir iki eleman eksik olabilir, ama bununlabahatı bizde değil. Tatlı söz yılanı deliğinden çikarsa bile, hileyi ve kazığı da ne yazık ki deliğe barındırabilir. Biz bu konuda bağımsızız ve kendi benliklerimizi bilen bir timiz. Kalite ile kantite diye bir tabir vardır ... biz tamamen kalite ocağıyız! Ötesi kandırma olurdu.

4. Şu anda sitemizin ortalama günlük bir üye kaydı var, bu çok düşük bir rakam gibi görülebilir ama bizim gibi bir içeriğe sahip site için bence oldukça iyi. Günlük ziyaretçi sayımız 400 civarında ve bunun 370 kadarı tekil değer. Her gün %85 kadar yeni ziyaretçi sitemizi ziyaret ediyor fakat toplam ziyaretçinin %67 si bir sayfa okuyarak siteden çıkıyor. Yani hedefteki bilgiyi alıyor ya da hiç okumadan çıkıyor. Bu kişilerin sitede kalması için ne yapabiliriz ya da bir şey yapmalımıyız?


Üstte yazdığım gibi, bu kişilere fazla yapacak bir şey yok. Bence ilk eleme insanın kendi karekteri ve şahsıdır. Bekleyeceğiz. Ve kontrol edeceğiz. O kadar. ben kimseyi tutmak istemem. İşe yarayan, yaptığımızı anlayan, kendiliğinden bize katılır. Katılım ona göredir; biz büyümek mi isteriz, kaliteli olmak mi? Kantite (nicelik) bana ne, kalite (değer) gözde!

5. Sitenin görünümüne bizler alıştık ama yeni üyeler acaba ne düşünüyor, göz tırmalayan bir yapımı var yoksa amacımıza uygun mu?


Onu cevaplamak zor. Şahsen iyi buluyorum. Arkadaşlarımıza sorarsak, onlar ne der? Katılmasalar da, ne derler? Ona bakabiliriz. Ama psikolojik bir iki nokta var ... agresif renk iyi olmaz. Yok zaten. Uyuşturucu bir görünüm gülünç olur, o da yok. Soğuk bir görünüm işe yaramaz, o da yok. Renk olmayan "renkler" siyah, beyaz ve gri. Gri en tarafsızı. Ama biz tarafsız mıyız?!

6. Sitenin gerçekten teknik bilgiye sahip kişiler ile çalışmasını bir türlü sağlayamıyoruz bunun çeşitli sebepleri var;
* bazı gerçek bilgili kişilerin konumları nedeni ile açıktan katılım göstermek istememeleri, bazı kişilerin de vakit darlığı ya da kendi siteleri paylaşımları olması nedeni ile kabul etmemeleri,
* kurumlarda çalışan kişilerin deşifre olursam korkusu,
* pek çoğunun mail grubundan dua göndermeyi daha mübarek bir iş zannetmesi,
* üye olan bazı kişilerin ya da üye olması için link verdiğimiz bazı yerlerde engellenmemiz, hakkımızda yapılan karalamalar,
* insanların başka sitelerdeki moderatörlük ve yıldızlı puanlama sistemleri sayesinde psikolojik etkilemeler ile kendilerini kontrolör zannettikleri ortamları sevmeleri,
* özellikle benim kötü Türkçe ile ve saçma sapan yazanlara karşı açıktan sert tavrım,


O tavır iyidir. Türkçesi iyi olmayana karşı saygımız iyidir, sanırım. belki hiç Türk olmayan da ilgi gösterir, üye olur, onu dişlayacak değiliz. Ama Türkçe yerine bile bile Tarzan-SMS-çe konuşanlara elbette bir dirsek atacağız. TDK olmasak da, dilimizin güzel olduğunu biliyoruz. Dilimizi silah olarak kullanmıyoruz, ama kirletmek de istemeyiz. Nitekim Esat ve ben yanısıra Almanca da bilir ve yazarız. Hepimiz İngilizce de biliriz. Gereken yerde bu dillerden de yararlanırız. O başka. Şöyle de bakılabilir: Konuşma ve yazma kültüründee henüz fazla uzlaşmamış kişilere yön gösteriyoruz. ve şunu da ekleyeyim: Kimsemiz başkasından "üstün" de değil. Hepimizin hatası olabilir. Ben günlük hayatımda Türkçe konuşmuyorum, tabiîki o yüzden Türkçem biraz garip olabilir. Esat da henüz virgül büyüsünü daha tam anlamadı ... yani, hepimiz hayatımızın sonuna kafdar öğrenciyiz. Ama? Yine de estetik bir seviye bekleyebiliriz.

Öteki noktalara değinmek kolay ... bütün hepsi "kişilik" ister. Kişiliği sağlam insanlar problemsiz bir şekilde katkıda bulunabilirler. Sahip olmayanlar zorlanır. Ve bizi de zorlar.

7. Sitenin arama motorlarında kayıdı var ve günlük %85 yeni ziyaretçinin de %90 ı zaten arama motorlarından sitemize geliyor. Fakat arama motorlarından ziyade sektöre ait diğer site ve yayınlarda yer almamız gerektiğine inanıyorum. Sitenin linkinin daha çok yer aldığı online yayın var olması durumunda site rank daha yüksek olacaktır. Ben bunun için bir takım sitelerdeki üyeliklerimde imza olarak sitenin linkini kullanıyorum bu basitte olsa bir yöntem. Yine bazı sitelerin tagları arasına da linkimizi sıkıştıracağım. Ben en azından yönetici konumundaki bizlerin kendimize ait diğer siteler içerisinde de açıktan sitemizden alıntı ve linkler vermenin doğru olacağına inanıyorum. Bu konuda ne düşünüyorsunuz, var olan sitelerinizin bir kaç yerinde bu sitenin linkini vermenin ya da başka sitelere kayıtlarda sitemizden linkler vermenin sizce zorluğu ya da sakıncası varmıdır?


Konumuzla ilgisi olan ortamlarda verebiliriz. Ben şahsen ziyaret defterlerine bile yazarım. Ama Çekya, Almanya, Avusturya ... artık kaç kişi merak edip baksa da, Türkçe bilir? Yine de, bu sayfanın var olduğunu göstermek, bayrak dikmek, hata değildir. Ama yerinde. Müzikle ilgili ortamlarda İETT'yi konu yapmak pek mantıklı değildir herhâlde. Yine de, yeri geldiğinde, saklanmaya da gerek yok. Ama! Reklâmcılığa da gereğimiz yok bence! Herkesin peşinden koşup havlamaya hiç ama hiç gereğimiz yok. Yaptığımızı biliyoruz. Bizim gibi, bir şey yapan veya bir şeye inanan, bir şey için çaba gösterenlerle işbirliği yapabiliriz. Türkiye'nin kendi tramvayı, otobüsü olacaksa, hoş bulduk. Yabancı teknik ve sermayeyle bize hizmeti dokunan varsa, ona da hoş bulduk.

8. Site trafiği ile ilgili şu anda büyük sıkıntımız yok ama bu ziyaretçi trafiği ile dahi bant genişliğini sadece bu site tüketiyor, bunun en büyük sebebi resimler ama resim olmadan da bu site görevini yerine getiremez. Dolayısı ile yukarıdaki düşüncelerimizi hayata geçirip üye ya da ziyaretçi trafiğini arttırdığımız anda bu seferde host ve bağlantı problemleri ile karşılaşmamız olasıdır. Dolayısı ile bu işin subvanse edilmesi gerekmektedir, bunun en kolay yoluda ya benim yine taşın altına elimi koymam ya da reklam almamızdır.


Bu konu benim de kafamı kurcalıyor. Bilmiyorum, belki bu Esat ile özelden konuşmam gereken bir konu. Yazdım mı, yazmadım mı, bilmiyorum, ama belki sunucu(lar)da bölüm ayırmak mesel&a işe yarar. Ne kadar borç oluşuyor? IBAN/BIC sistemiyle birbirimize takviye yapmamız da mümkün belki. Ama Türkiye buna (ücretsiz) dahil değil ne yazık ki, sistem pahallıya patlar.

Reklam almak konusunda taraftar ve istekliyim ama bizim konumumuzdaki bir site ancak sektör içinden reklam alabilir ama bu konuda da bağlantıları sağlamamız lazım. Düşünceniz nedir? Makale verebileceğim dergi ya da yayınlar biliyorsanız buralara yazılar yazarak sitenin linki ile bilinirlik arttırabilir bu sayede onlar üzerindeki reklam verenlere de kendimizi tanıtmış olabiliriz. Reklam alma konusunu ciddi olarak araştırmalıyız diye düşünüyorum. İyi bir server için ciddi rakamlar harcamak gerekiyor çünkü.


Dedicated server gerekir mi, gerekmez mi, bilmiyorum. Bence virtual server de yeter. Sanırım şu anki durumumuz böyle. Kapsamımız kaç GB? Gereksinimiz ne kadar? Bağımsızlığımızı koruyarak bir büyük şirketin yardımından istifade etmemiz mümkün mü? Bugün değilse, belki gelecekte olabilir bir şey.

9. Sitenin yönetimi ile ilgili de üye sayısının artması ve bir şekilde üyeleri aktif katılıma teşvik etmemiz durumunda moderatör yetkinizi aktif olarak kullanmanız gerekecek. Bu konuda bu güne kadar çok iş düşmediğini düşünebilirsiniz ama aslında düşüyor fakat bir takım sıkıntılar var sanırım, bazı yetkilendirmeler ya aktif olmuyor ya da sizler moderasyon kısmını bilmediğiniz için müdahale edemiyorsunuz, eğer gerçekten trafik artar ve görev alırım diyorsanız moderatör yetkilerini aktif edelim aksi takdirde yine bir şekilde sadece ben yapacaksam göstermelik olarak isim vermenin bir gerçekçiliği olduğuna inanmıyorum. Hakeza sizlerinde zaten ama ismimin altında Moderatör yazsın diye beklediğini de düşünmüyorum, bu şekilde beklentisi olanlara başka bir sitede moderatörlük verildi ve bizi terk ettiler bizde onları burdan uzaklaştırdık zaten. Mesela sizin aranızda moderatör yazmayan ama sitenin en az yarısını modere edebilen arkadaşlar var. Dediğim gibi bu yetkilendirme şimdi kullanılmıyor olsa da aktif katılım artarsa yardımınıza ihtiyacım var.
Bu siteyi bu başlığı görebilenlerin desteği ve katılımı ile bu güne getirdik yani beraber, dolayısı ile yükü de beraberce omuzlamalıyız diye düşünüyorum. Her ne kadar sahiplik resmi anlamda bende olsa da kuruculuk ve yöneticilik anlamında sizlerin bir takım yetkileri olmalı diye düşünüyorum.


İnşaallah katkılarım yetersiz gibi gözükmüyordur. Biraz fazla dolaşan birisi olduğumdan, belki istenen kadar fazla katkım olamayabilir, ama olanı da kaliteli sunmaya çalışıyorum. Ve dediğim gibi, "taktik dairesi", yani düşünce, kontrol, mukaise ve tedbir de önemli bir alan. Bu konuda Esat ile sıkı irtibattayım.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar, zaten yeterince uzun müsait vaktinizde göz atıp lütfen her biri ile ilgili dönüş yaparsanız çok memnun olurum. Bazı konularda ısrarcı olacağım çünkü.

Biz bunları iyi yapıyoruz. Esat, düşüncelerin de beynine sağlık!

B. Alabay

Kullanıcı avatarı
Esat
Pir-i Seyyâh
Mesajlar: 16455
Kayıt: 17 Eyl Pzt, 2007 13:37

Mesajgönderen Esat » 14 Haz Pzr, 2009 18:45

O yüzden de, bize üye olup (veya olmayıp) okuyanlardan da fazla rahatsız olmuyorum. Fikir yürütmek ve işe yaramak o kadar kolay değil. Hem işten anlayabilmek gerek, hem "san'at"tan anlamak gerek, hem tim işine yatkın olmak gerek. Aramızda, baştan davet ettiğimiz, çapımıza uygun bir iki eleman eksik olabilir, ama bununlabahatı bizde değil. Tatlı söz yılanı deliğinden çikarsa bile, hileyi ve kazığı da ne yazık ki deliğe barındırabilir. Biz bu konuda bağımsızız ve kendi benliklerimizi bilen bir timiz. Kalite ile kantite diye bir tabir vardır ... biz tamamen kalite ocağıyız! Ötesi kandırma olurdu.


Üye olmayanlar ile ilgili bir sıkıntı yok ama son dönemde günlük olarak sitede gördüğüm ve özellikle bizim fikir tartışmaları yaptığımız başlıkları kurcalayan ama hiçbir şekilde fikir beyan etmeyenler var. Benim sıkıntım bu biz kafa patlatıyoruz birileri de kalkıp gidip başka yerde öyle löp diye satacaksa ben buna acayip bozulurum. Evet internet ne kadar kontrol edebiliriz, ya da ne kadar ucunu bırakmalıyız. Mehmet bana "Abi sen Septik sin" dedi, ne demek bu :) :) hahhaah bakmadım bile sözlükten ama evet bu konuda takıntılıyım. Çünkü dost, abi dediğim insanların yaptıkları aklıma geldikçe hırsımdan siteyi kapatıp ana sayfadan direkt sövesim geliyor.

alabay yazdı:Onu cevaplamak zor. Şahsen iyi buluyorum. Arkadaşlarımıza sorarsak, onlar ne der? Katılmasalar da, ne derler? Ona bakabiliriz. Ama psikolojik bir iki nokta var ... agresif renk iyi olmaz. Yok zaten. Uyuşturucu bir görünüm gülünç olur, o da yok. Soğuk bir görünüm işe yaramaz, o da yok. Renk olmayan "renkler" siyah, beyaz ve gri. Gri en tarafsızı. Ama biz tarafsız mıyız?!


Miraç yazdı:Sitenin rengini değiştirmamiz lazım. Lacivert ve beyaz ton favorim. Daha şık durur. Mavi ve beyaz da öyle. Ama sarımtrak, kahverengi göze iyi gelmiyor. Acımsı bir hava var.


Açıkçası ve Mavi ve grimsi renkleri tercih etmiyorum, neden? Çünkü o bu forumun standart rengi ve hiçbir halt bilmeden forum işletenler nedeni ile ortalık aynı renk standart görünümlü forum dolu :) Web tasarımcılığı da yaptığım için iyi bildiğim bir şeydir ki çok standart bir siteyi o Mavi, Beyaz, Siyah kombinasyonu ile mükemmel gösterebilirsiniz, yaptığım site var ama forum sitelerinde iş kısıtlı, dolayısı ile standart görünüp insanların aman yine aynı site şeklindeki psikolojik yanlış algıya düşmesini istemiyorum yoksa Mehmet daha önce de söylemiştim aslında o renkte çalışmayı bende isterim. Başar tarafsızmıyız demişsin, bence değiliz ama taraflılığımızı renk ile belli edemeyiz ya da tarafsızlığımızı :) Ben siteyi biraz soluk buluyorum bilmiyorum belki de artık alışkanlıktan yavan geldiği için. olmazsa bir ara bir kaç deneme yapar size örneklerini sunarım bir konsensüse varırız.

O tavır iyidir. Türkçesi iyi olmayana karşı saygımız iyidir, sanırım. belki hiç Türk olmayan da ilgi gösterir, üye olur, onu dişlayacak değiliz. Ama Türkçe yerine bile bile Tarzan-SMS-çe konuşanlara elbette bir dirsek atacağız. TDK olmasak da, dilimizin güzel olduğunu biliyoruz. Dilimizi silah olarak kullanmıyoruz, ama kirletmek de istemeyiz. Nitekim Esat ve ben yanısıra Almanca da bilir ve yazarız. Hepimiz İngilizce de biliriz. Gereken yerde bu dillerden de yararlanırız. O başka. Şöyle de bakılabilir: Konuşma ve yazma kültüründee henüz fazla uzlaşmamış kişilere yön gösteriyoruz. ve şunu da ekleyeyim: Kimsemiz başkasından "üstün" de değil. Hepimizin hatası olabilir. Ben günlük hayatımda Türkçe konuşmuyorum, tabiîki o yüzden Türkçem biraz garip olabilir. Esat da henüz virgül büyüsünü daha tam anlamadı ... yani, hepimiz hayatımızın sonuna kafdar öğrenciyiz. Ama? Yine de estetik bir seviye bekleyebiliriz.


Evet virgül önemli, tabii ki noktada. O bir dönemdi Başar, biraz fazla hızlı düşünüp yazdığım bir dönemdi ve yavaş yavaş eskiye dönüyor. Bir yabancının ya da yurtdışında doğmuş büyümüş ya da yaşamış birisinin düzgün Türkçe yazmasını beklemem, o kişiyi kınamam da. Ama Türkiye' de doğmuş büyümüş, İstanbul kazan ben kepçe diyen bir adam da kusura bakmasın ama düzgün yazacak arkadaş! Ben bir Avusturya demiryolu forum sitesine üyeyim ama yazamıyorum mesela. Bir kural değişikliği ile elimi kolumu bağladılar. Benim düşüncemde bir kaç Avrupalı ve modern Avusturyalı yazdı ise de bunlara derdini anlatamadı, en azından bir bu kadar Faşist yaklaşmıyoruz olaya.

Konumuzla ilgisi olan ortamlarda verebiliriz. Ben şahsen ziyaret defterlerine bile yazarım. Ama Çekya, Almanya, Avusturya ... artık kaç kişi merak edip baksa da, Türkçe bilir? Yine de, bu sayfanın var olduğunu göstermek, bayrak dikmek, hata değildir. Ama yerinde. Müzikle ilgili ortamlarda İETT'yi konu yapmak pek mantıklı değildir herhâlde. Yine de, yeri geldiğinde, saklanmaya da gerek yok. Ama! Reklâmcılığa da gereğimiz yok bence! Herkesin peşinden koşup havlamaya hiç ama hiç gereğimiz yok. Yaptığımızı biliyoruz. Bizim gibi, bir şey yapan veya bir şeye inanan, bir şey için çaba gösterenlerle işbirliği yapabiliriz. Türkiye'nin kendi tramvayı, otobüsü olacaksa, hoş bulduk. Yabancı teknik ve sermayeyle bize hizmeti dokunan varsa, ona da hoş bulduk.


Kesinlikle konu ile ilgili ortamlarda, ve amaç oradan birilerinin gelip sitemizde yazması değil Başar. Arama motorlarının çalışma mantığında sadece senin sitenin içeriğini indekslemek değil, aynı zamanda senin sitene link veren diğer site içerikleri de mevcuttur. Yani aynı serverda barındırılmayan her site üzerinde yer alan sitemizin linki ya da içerikten linkler arama motorlarında bizim rank dediğimiz sitenin bilinirlik derecesini arttıran bir etkendir. Tabii ki oralardan tıklanarak sana gelen varsa o zaman yeme de yanında yat olmaktadır. :) Mesela Kemal abinin sitesinde link var bunu görebiliyorum, Mehmet mesela senin blog sitelerin vardı, yani oraya bir kaç yere link koyabilirmiyiz? Bu birazda damlaya damlaya göl olur yaklaşımı ama dediğim gibi zaten bizler uğraşarak buraya getirdi isek yine bizler devam ettirmeliyiz.

Bu konu benim de kafamı kurcalıyor. Bilmiyorum, belki bu Esat ile özelden konuşmam gereken bir konu. Yazdım mı, yazmadım mı, bilmiyorum, ama belki sunucu(lar)da bölüm ayırmak mesel&a işe yarar. Ne kadar borç oluşuyor? IBAN/BIC sistemiyle birbirimize takviye yapmamız da mümkün belki. Ama Türkiye buna (ücretsiz) dahil değil ne yazık ki, sistem pahallıya patlar.


Yo, bir dakika. Tabi şimdi burada şu yanlış anlaşılmaya müsait olduğunu düşünmüştüm ama yine de yazdım bu konuyu. Benim sizden maddi bir beklentim yok. Yani aman para verin siteyi yürütelim böyle bir şey istemiyorum. Yine de ince düşüncen için teşekkür ederim sen bunu daha önce mail ile de bana sormuştun. Sorun bu değil, sorun sitenin teknik alt yapısını geliştirmemizin gerekmesi ve bunun içinde neler yapılabilir sorusu, tabii ki işin maddi boyutu var ama sizleri karıştırmak için yazmadım ben onu.

Dedicated server gerekir mi, gerekmez mi, bilmiyorum. Bence virtual server de yeter. Sanırım şu anki durumumuz böyle. Kapsamımız kaç GB? Gereksinimiz ne kadar? Bağımsızlığımızı koruyarak bir büyük şirketin yardımından istifade etmemiz mümkün mü? Bugün değilse, belki gelecekte olabilir bir şey.


Evet Dedicated server a gerek yok. Bir VPS bizim işimizi rahatlıkla görür diye düşünüyoruz bu konuda aslında Selim in görüşüne ihtiyacımız var ona da mail atar görüşünü alırız. Sitenin boyutu ve veritabanının şu anki boyutu çok yüksek değil ama büyüdükçe resimler nedeni ile alan ihtiyacımız da büyüyecek. Bizim asıl sorunumuz sorunsuz çalışan bir server ve veritabanı ve artı olarak bant genişliği şu anda site bu hali ile dahi ayda 1,5 gb trafik çekiyor ki bu yazan sayısındaki azlığa baktığımızda ciddi bir rakam, bunun sebebide günlük 400 okuyucu olması.

İnşaallah katkılarım yetersiz gibi gözükmüyordur. Biraz fazla dolaşan birisi olduğumdan, belki istenen kadar fazla katkım olamayabilir, ama olanı da kaliteli sunmaya çalışıyorum. Ve dediğim gibi, "taktik dairesi", yani düşünce, kontrol, mukaise ve tedbir de önemli bir alan. Bu konuda Esat ile sıkı irtibattayım.


Yo katkıda konusunda hiçbiriniz ile ilgili şahsi bir olumsuz düşüncem yok, az yazanda öz yazanda kadroyu sizler biliyorsunuz zaten. Aramıza yeni katılan arkadaşlarda oluyor bunların içinde gerçekten fikir üretenlerde var, kuru sıkı sıkanda, ama biz kalitemizi korursak ve çekirdek kadronun yöneticilik vasfını kabul ettirirsek zaten yeni yazanlarda kendisine çeki düzen vererek yazmaya çalışacaktır. Ama dediğimiz gibi çekirdek kadro elinden gelenin fazlasını bu site için zaten yapıyor.

selim
Abonman
Mesajlar: 28
Kayıt: 15 Eyl Cmt, 2007 17:21

Mesajgönderen selim » 15 Haz Pzt, 2009 17:03

disk üzerinde sitenin toplam boyutu: 780MB
forum dosyalarının toplam boyutu: 100MB
resimler klasörü: 200MB/ 3020 dosya
Kullanılan aylık band genişliği: 4-6GB arası
veritabanı: yaklaşık 10MB (arama tabloları ile 50-60MB)

şu anki sunucu bu değerleri fazlasıyla karşılayabilmekte, fakat performans olarak pek iyi değil ve sık sık çökebilmekte. Bir mesaj yazıp göndere tıkladığınızda hata sayfasının gelmesi veya siteye hiç erişilememe durumu oldukça sık yaşanmakta.

sunucu amerikada olduğundan, Türkiyeden erişimde yaklaşık 19-20 noktadan geçilmekte. ping süresi ortalama 170ms ki bu da en hızlı saatlerinde.

sonuç olarak 10GB trafik, 1GB disk alanı veren ve türkiyede veya avrupada bulunan bir sunucu ihtiyacı yeterince karşılayabilir. Tabi sunucunun VPS olması performansı arttırabilir ama daha önemlisi güvenlik açısından daha iyidir.

Kullanıcı avatarı
Esat
Pir-i Seyyâh
Mesajlar: 16455
Kayıt: 17 Eyl Pzt, 2007 13:37

Mesajgönderen Esat » 15 Haz Pzt, 2009 17:06

4-6 GB bant genişliğine ulaştıkmı yahu? Ooooo :) zaten site şu anda 1gb alanda kullanıyor ve fotoğraf yükleme olmadan site anlamsız dolayısı ile bu boyut artarak devam edecektir. Peki Türkiye' de VPS lerin fiyatları ne kadar, yani 2GB Disk, 10GB trafik, bir iki link vermiştin sen bana ama bulamadım şimdi olmazsa linkleri yapıştır ben yine tekrar bir araştırayım.

Kullanıcı avatarı
alabay
Evliya Çelebi
Mesajlar: 5249
Kayıt: 21 Eyl Cum, 2007 12:12

Mesajgönderen alabay » 15 Haz Pzt, 2009 17:22

Arkadaşlar, o verilere göre problem yok gibi. Almanya içinde internet galiba çok "günlük" bir olay, yani sol elle alınır, yapılır bunlar.
Esat, sen Avusturya'yı bir araştır ve sorun olursa, özelden haber ver.
Amerika'da sunucu olmamalı, çok uzak. Almanya çok ucuz, Avusturya? Türkiye'yi bilmiyorum.

Bu mesajın ardından bir mesaj daha göndereceğim, zamanı geldiğinde, silinsin, çünkü zaten günlük bir durumu yansıtıyor sadece!

B. Alabay


Kullanıcı avatarı
Esat
Pir-i Seyyâh
Mesajlar: 16455
Kayıt: 17 Eyl Pzt, 2007 13:37

Mesajgönderen Esat » 15 Haz Pzt, 2009 17:36

Bizim sorunumuz aslında daha çok hız ve mysql bağlantısı ile alakalı, yani sitede yaşadığımız sorunların çoğu bundan kaynaklanıyor ve tabii ki bir de güvenlik, bu konuda daha güvenilir bir servera sahip olmak gerekiyor diye düşünüyorum.

Ayrıca hitap ettiğimiz kitleye göre serverin Türkiye' de olması ideal ama maalesef bu konuda da sınıfta kalıyor firmalar :) Avusturya biraz pahalı bu konularda, senin verdiğin linkteki gibi paylaştırılmış serverlar ise işte şu anda kullandığımız gibi, yani dedikleri şeyleri pek vermiyorlar gibi.

Kullanıcı avatarı
alabay
Evliya Çelebi
Mesajlar: 5249
Kayıt: 21 Eyl Cum, 2007 12:12

Mesajgönderen alabay » 15 Haz Pzt, 2009 19:51

Esat, şirketi seviyorum diye bir şey yok, ama "benim" 1&1 bu konuda eşek gibi çalışıp, işliyor. Türkiye'de bir sunucuyu bu konuda unut. Hız, verilen trafik limiti (ona bir bak yani), backup, PHP, skript, vs. ... Orada kendi (bir çok) domenlerim var ve işlerini hâlllettiğim şirketler de orada sayfalarını barındırıyor, uluslararasi bir dev (united internet). Yani, daha iyisi var, ama pahallı.
Yani, sanki buradaki servisi pek anlamamış gibisin :)

B. Alabay

Kullanıcı avatarı
Esat
Pir-i Seyyâh
Mesajlar: 16455
Kayıt: 17 Eyl Pzt, 2007 13:37

Mesajgönderen Esat » 15 Haz Pzt, 2009 21:06

Yo ben o anlamda 1&1 i eleştirmek istemedim, ama eğer emsalleri gibi herşeyi veriyoruz yapıyorlarsa o veriyoruz dedikleri şeylerin çoğu sallama çıkıyor onu belirtmek istemiştim :) ;)

Kullanıcı avatarı
alabay
Evliya Çelebi
Mesajlar: 5249
Kayıt: 21 Eyl Cum, 2007 12:12

Mesajgönderen alabay » 16 Haz Sal, 2009 08:06

Hâlâ tam anlamadım, Avusturya'da da mı var 1&1? İngiltere'de var artık. Sallama dediğin ne? Verilen servis yazıyor, dipnotları ille de okumak şartıyla, aslında, belki, yani, olmalı :wink:

B. Alabay


“Yönetici ve Moderatörlerin Dikkatine!!” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir